Yükleniyor Festivaller

Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı

15 Mayıs 2020 @ 12:00 - 31 Mayıs 2020 @ 21:00 Farklı Şehirler Ücretsiz
15057497
DD
gün
HH
saat
MM
dakika
SS
saniye

Bu yıl 35. kez gerçekleşecek olan Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı her yıl Ramazan ayında düzenlenmektedir.


Festival tarihi henüz kesinleşmemiştir. Belirtilen tarih geçen yılın festivaline aittir. Resmi festival tarihi açıklandığında FestTR'den ulaşabilirsiniz.

AÇIKLAMA

1982 yılında kurulan Türkiye Diyanet Vakfı Yayın Matbaacılık ve Ticaret İşletmesi bir taraftan yayın faaliyetlerini sürdürürken kuruluşundan bir yıl sonra 1983 yılı Ramazan ayında Ankara’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Kızılay’daki merkez binasının fuaye salonunda az sayıda yayıncının iştiraki ile “1. Türkiye Dini Yayınlar Fuarı”nı organize etti.

1984 yılında ise 2. Dini Yayınlar Fuarı Ankara’da Kocatepe Camii İstanbul’da ise Sultanahmet Camii avlusunda yine Ramazan ayı içerisinde organize edildi. Bu fuarın amacı; geçmişte olduğu gibi cami avlularını fonksiyonel hale getirmek, Ramazan ayı içerisinde bu mekanlarda yayıncı, yazar ve okuyucu üçlüsünü bir arada buluşturmak suretiyle kitaplarla olan dostlukları pekiştirmek ve toplumumuzun her kesimine kitap okuma alışkanlığını aşılamaktı.

25-30 yayıncı ile 1983 yılında başlayan bu organizasyon her geçen yıl yayıncı sayısı artarak ve gelişerek geleneksel hale geldi. Dini Yayınlar Fuarı olarak başlayan ve ağırlıklı olarak dini yayınların sergilendiği bu fuarlarda yayıncılarda hem yayın çeşitlerini hem de yayınların kalitesini artırarak büyüdüler.

1996 yılına kadar Türkiye Diyanet Vakfı Yayın Matbaacılık ve Ticaret İşletmesi tarafından organizasyonu yapılan bu fuarlar, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın çıkardığı bir yasa ile sadece fuarcılık işi ile iştigal eden şirketlerin fuar organizasyonu düzenleyebileceği hükmü getirildiğinden, bu tarihte Vakıf Fuarcılık Tic. Ltd. Şti.’nin kuruluşu gerçekleştirilerek 1997 yılından itibaren Vakfımızın bir kuruluşu olan bu şirketimiz tarafından fuarlar organize edilmeye başlandı.

1999 yılına kadar “Türkiye Dini Yayınlar Fuarı” olarak devam eden organizasyon yayıncıların dini yayınlar dışında da eserler neşretmesi hatta bu eserlerin dini eserlerden daha fazla çeşidinin olması sebebiyle fuarın ismi “Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı” olarak değiştirildi. Bu tarihten sonra bu organizasyon bu isimle devam etti.

1989 yılındaki Sultanahmet Camii’nin avlusundaki tadilat sebebiyle bir defaya mahsus olmak üzere fuarın İstanbul ayağı Fatih Camii avlusunda gerçekleştirildi. Bunun dışında bu fuar organizasyonları Türkiye’nin iki abide eseri Ankara Kocatepe Camii ve İstanbul Sultanahmet Camii avlusunda yapılmış Türkiye’nin iki abide eseri Ankara Kocatepe Camii ve İstanbul Sultanahmet Camii’nde yapılmıştır. 2010 yılında İstanbul Avrupa Kültür Başkenti etkinliklerinin Beyazıt Meydanında planlanması sebebiyle Fuarın İstanbul ayağı 29. ve 30. yıllarda Beyazıt meydanında organize edilmiş, Ankara ayağı ise 37. yılında Ankara Melike Hatun Camii’nde düzenlenmiş olup, 38’incisi 2019 yılında İstanbul Sultanahmet Meydanı’nda, Ankara Kocatepe Camii avlusunda düzenlenmiştir.

Kitap ve Kültür Fuarları, Ramazan ayının ilk günü başlamaktayken yayınevlerinin talebi üzerine son yıllarda Ramazan’ın ortasına doğru başlatılmakta ve Kadir gecesine kadar devam etmektedir.

Festival Resmi Sitesi

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, ”İslam medeniyeti bilgi ve kitap medeniyetidir. Okumayı, anlamayı, aklını kullanmayı, bilgiye sahip olmayı emreden ve tavsiye eden birçok ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin varlığını hepimiz biliyoruz.” dedi.

Erbaş, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından Sultanahmet Meydanı’ndaki Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, 38 yıldır aynı ve olması gereken yerde fuarı düzenlemenin sevinci, mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Ramazan ayının bilgi, bilinç ve idrak boyutunu canlı tutarak, fikri ve kalbi düzlemde farkındalık ve yenilenmeye vesile kılmak için her sene kitap ve kültür fuarı düzenlediklerini belirten Erbaş, ”Ramazan Kitapla Buluşuyor sloganıyla bu sene de İstanbul, Ankara, Gaziantep ve Almanya’da vatandaşlarımızla buluşacağız. Şu anda geleneksel hale gelen Sultanahmet Kitap ve Kültür Fuarı’mızı açıyoruz. Öğleden sonra da inşallah, Anadolu tarafından Büyük Çamlıca Camii’mizin iç avlusunda ilk kez düzenlenecek olan fuarımızın açılışını gerçekleştireceğiz. Bu seneki zenginliğimiz İstanbul acısından ikiye katlanmış oluyor.” diye konuştu.

Erbaş, Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’nın açılışında emeği geçenlere teşekkür ederek, şöyle devam etti:

”İslam medeniyeti bilgi ve kitap medeniyetidir. Okumayı, anlamayı, aklını kullanmayı, bilgiye sahip olmayı emreden ve tavsiye eden birçok ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin varlığını hepimiz biliyoruz. Bedir Savaşı’nı bir hatırlayalım. Orada çok anlamlı bir sahne her zaman anlatılır. Kitap, kalem, okumak deyince hatırlanan bir sahne. Bedir Savaşı sonrası düşman ordusundan esir alınan kişiler var. Allah Resulü talimat veriyor; ‘bu esirlerden her biri okuma yazma bilmeyen 10 kişiye okuma-yazma öğretmesi karşılığında serbest bırakılacaktır’. Bu tarihi bir karar, tarihi bir talimattır. İlim, irfan, bilgi, hikmet konuları her gündeme geldiğinde hatırlamamız gereken çok önemli bir olaydır. Sadece bu uygulama, yüce Peygamberimizin bu talimatı bile, Peygamber efendimizi okuma-yazma ile nitelikli bir toplum oluşturma arzusunu ortaya koyan fevkalade bir vesikadır. Bu ufkun aydınlığında Müslüman alimler, 7. yüzyıldan Rönesans’a kadar 7 asır boyunca ilmin bütün alanlarında insanlığın inkişafına öncülük etmişlerdir. Dolayısıyla bizler, Endülüs’ten Maveraünnehir’e devasa kütüphaneleriyle tarihe iz bırakmış, bilgiyle, kitapla, hikmetle bütünleşmiş bir medeniyetin mensuplarıyız.”

”Bir milletin gelişmişlik seviyesi kütüphaneleriyle, kitaba verdiği değer ile ölçülür”
Bugün okuma ve kitaba verilen değer açısında bakıldığında, her daim bilgiyi yücelten bir dinin ve asırlarca bilimin her alanında insanlığa öncülük etmiş bir tarihin mensuplarının durumu çok iç acıcı olmadığını dile getiren Erbaş, ulusal ve uluslararası istatistiki verilere göre, Türkiye de dahil İslam coğrafyasında kitap okuma oranında dünya ortalamasına göre gerilerde kaldığını belirtti.

Erbaş, kitabın Müslümanların ihtiyaç listesinin neredeyse sonlarında yer aldığını, bu bakımdan bu fuarları önemsediklerini ifade ederek, ”Bir milletin gelişmişlik seviyesi kütüphaneleriyle, kitaba verdiği değer ile ölçülür. Dünyada ekonomi, sanat, teknoloji, hukuk alanında ileri ülkelerin en bariz özelliklerinden biri de kitap okuma oranı, yayın sayısı ve niteliği gibi açılardan önde olmalarıdır. Unutulmamalıdır ki; bilgi üretmeyenler, üretilen bilginin takipçisi hatta mahkumu olmaya mecburdur. Diğer açıdan İslam’ın doğru anlaşılması konusunda sahih dini bilgi hayati öneme sahiptir. Bunun için, Kur’an ve sünneti, İslam’ın kaynak eserlerini ve İslam medeniyetini iyi tanımaya ve anlamaya mecburuz. Zira bugün insanlığın devasa meselelerini çözme noktasında Kur’an ve sünnet en büyük imkandır. Ancak, öncelikle onları en doğru şekilde anlayıp, en uygun yöntemle çağa taşımak sorumluluğu hakkıyla yerine getirilmelidir. Üzülerek ifade etmeliyim ki; son vahye, köklü bir medeniyete, dinamik insan kaynaklarına sahip olduğu halde İslam dünyası, insanı ve hayatı inşa edecek bir bilgi ve dünya tasavvurunu, güçlendirip izah ederek yeryüzüne henüz teklif edebilmiş değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

– ”Bizim inancımız ve medeniyetimizde bilgi terbiyedir, sorumluluktur, sabırdır, iyilik için çalışmaktır”

Okumanın neticesi hayata değer katmak olduğunu anlatan Erbaş, okumak ile sorumluluk, hak duyarlılığı, güzel ahlak gibi değerler arasında pozitif ve vazgeçilmez bir ilişki olduğunu dile getirdi.

Erbaş, insanı olgunlaştırmayan, hayatı güzelleştirmeyen bilgi ve okumaların faydasız olduğunu anlatarak, ”Zira bizim inancımız ve medeniyetimizde bilgi terbiyedir, sorumluluktur, sabırdır, iyilik için çalışmaktır. Onun için dünyamızda, medeniyetimizde ilim ve alimin yeri hep öndedir. Kitap ve okur bağlamında yapılan çalışmalar veya araştırmalarda iki hususa daha çok dikkat edilmesi gerektiği kanaatindeyim. Birincisi; özgün ve nitelikli eserler konusudur. Zira eser sayısı kadar yayın niteliği de önemlidir. Bu manada her eser bize yeni şeyler öğretmeli, yeni ufuklar açmalıdır. İkincisi ise nitelikli okur konusudur. Bu manada bilinçli okumalar yapmak, ihtiyacının ve okuduklarının farkında olmak da oldukça önemlidir. Yani nitelikli yayın ve nitelikli okur meselesi, birbirini tamamlayan ve geliştiren iki unsur olarak beraberce ele alınmalıdır.” ifadelerini kullandı.

İnsanın bilgiyle iki yönden sağlam ve köklü bir ilişki kurması oldukça önemli olduğunu vurgulayan Erbaş, şunları kaydetti:

”Birincisi düşüncenin değil imajın, sözün değerinin değil görselliğin öne çıktığı bir dünyada bilgiye değer vermeyen, önemsemeyen bir yaklaşım terk edilerek bilginin öneminin idrak edilmesi ve bilgiye ulaşmak için herkesin bir çaba ve fedakarlık içinde olması gerekmektedir. İkincisi ise sadece bilgiyi edinmekle yetinmeyip, öğrendiklerini bilince dönüştürerek hayatına tatbik eden, edindiği ya da ürettiği bilgiyi insanlığın hizmetine sunan bir anlayış güçlendirilmelidir. Hepimizin bildiği bir realite olarak, bilgi en büyük güçtür. İyilik için kullanılırsa insanlığa hizmete, hukuk ve ahlak tanımayan insanların elinde ise insanlık için felakete dönüşür. İslam dünyası bilim, teknik, tıp, sosyal bilimler, dahası ilahiyat alanında bilgi üretme, bilgiyi güncelleme, değere dönüştürme ve hayata kılavuz yapma konusunda kendisini daha da geliştirmelidir. Bu mesafeyi telafi etmek durumundayız. Doğru ve sahih bilgi zeminini kaybettiğimizde, bilgi üretmeyi ve geliştirmeyi ihmal ettiğimizde sağlıklı düşünmeyi, sorunları tespit etmeyi ve çözüm üretme imkanını da kaybediyoruz maalesef. Neticede, değer olarak görülmeyen, hikmetle yoğrulmayan, uygulanarak ahlaka dönüşmeyen bilgi, hayata huzur getirmeyecektir. Dolayısıyla bize düşen bilgiyle, hikmet ve tefekkürle yeniden öze dönmek, ortak zeminimizi sağlamlaştırmak, yaşadığımız çağın sorunlarına bilgiyle çözüm bulmaktır.”

İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin de kitabın ilmin kapısı olduğunu vurgulayarak, ”Bizler de kitapla kanatlanan kadim bir medeniyetin temsilcileriyiz. İstanbul birleştiren, buluşturan, kavuşturan bir mananın sembolü. Bu yüce manayı mimarisinde, tarihinde, doğasında taşıyan İstanbul’umuz çağlar önce ilmin, irfanın ve sanatın merkezi olmuştur. ‘Ramazan kitapla buluşuyor’ sloganıyla yola çıkan ve bizleri de kitapların zengin dünyasında buluşturan bu fuarımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz ise 38 yıldır düzenlenen Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’nın İstanbullulara hayırlı olmasını diledi.

İBB iştiraki Kültür AŞ Genel Müdürü Kemal Kaptaner de İBB Kültür AŞ’nin organizasyonda yer almasından onur duyduklarını belirterek, ”1985’te üniversite öğrencisi olarak geldiğim İstanbul’da harçlıklarımızın büyük bir bölümünü, bu fuarlarda kitap almak için harcardık. Bugün de bu fuarın bir paydaşı olarak katılmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.” dedi.

Konuşmaların ardından fuar dualar eşliğinde kurdele kesilerek açıldı.

Katılımcılar daha sonra Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı alanını gezdi.

Etkinliğe İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, İBB Kültür Daire Başkanı Rıdvan Duran, Dini Yayınlar Genel Müdürü Fatih Kurt, yazarlar ve kitapseverler katıldı.


Kocatepe Camii Sultanahmet Camii Ankara
Ankara Uçak Bileti Ara Ankara Otel Ara İstanbul
İstanbul Uçak Bileti Ara İstanbul Otel Ara

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Top

Login


Create an Account!
Forgot Password?

Create an Account!


Username
Want to Login?

Forgot Password?